+90 532 131 85 26

Sivilce ve Akne Tedavisi

Sivilce ( Akne ) nedir?

Sivilce, genellikle yüz bölgesinde meydana gelen bazı faktöre bağlı olarak oluşum gösteren yaygın bir problemdir. Özellikle ergenlik döneminde yaşanan bir takım hormonal değişimler sonucunda meydana gelmektedir. Bu durum doğal bir evrenin ürünü olsa da, kişinin dış görünüşü itibari ile kaygı duymasına ve hatta ileri boyutta kişisel gelişimini bile etkileyebilecek düzeye erişebilmektedir.

Akne genel olarak yüz, boyun, göğüs, sırt, omuz ve üst kollarda görülen, yağ kanallarını tutan bir hastalıktır. Çoğunlukla ergenlik çağında görülmekle birlikte 20’li yaşlarda ve hatta 40’lı yaşlara kadar devam etmektedir. Tedavi edilmeyen sivilceler skar denilen kalıcı ve ciddi izler bırakabilir.

Cilt güzelliği insanların ilk imaj portresidir. Bu nedenle yağlı, gözenekli, siyah noktalı, iltihaplı, kırmızı lekeli ve izlerle dolu bir cilt ilk izlenimi zedeleyebileceği için önemli bir yere sahiptir. Ayrıca bu akne izlerinin görünümü bireyin özgüvenini etkileyerek, psikolojik olarak kişide memnuniyetsizlik yaratabilir. Dolayısıyla aknelerin aktif haldeyken bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi önerilmektedir. Ayrıca aknelerin ciltte ki kalıcı etkileri yüksek teknoloji lazer tedavisi sayesinde giderilebilir.

Sivilce oluşumu dünyada en sık görülen hastalıklardan bir tanesi olarak ortaya çıkmasının yanı sıra cilt de kalıcı izler bırakabilmesi nedeniyle, tedavisi oldukça gerekli ve önemli bir konuma sahiptir. Aknenin derin izler bırakarak ilerlemesi sonucunda daha sonra bu izlerin giderilebilmesi çok zor ve pahalı bir süreçten oluşur. Genellikle sivilce izleri hafifletilebilirken, tamamen yok edilmesi mümkün olmayabilir. Sivilce yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda daha sık görülür. Bu bölgeler sürekli göz önünde bulunduğu için saklanması zordur. Özellikle sivilceleri gizlemek adına kullanılan makyaj ürünleri cildin havasız kalmasına neden olarak sivilcelerin daha da derinlere inmesine neden olur. Bu nedenle de sivilce tedavileri daha zor ve karmaşık bir hale gelebilir. Sivilce, tedavi edilebilir ancak tedavi sonrası bile tekrar edebilen bir sorundur. Bu nedenle tedavi süresince sabırlı olunması ve takip altında tutulması gerekir.

Sivilce problemleri, sivilcenin tipine ve şiddetine göre düzenlenen tedavi seçenekleri ile düzenli bir şekilde tedavinin devam edilmesi sonucunda iyileşme gösteren bir hastalıktır. Fakat yaşı küçük olan hastalar için yani 20’li yaşların başındaysa ve iltihaplı aknesi var ise, hastalığın nüks etme ihtimalinin yüksek olduğunu bilmesi ve bu doğrultuda kişinin hastalığını kabul etmesi ve bu hastalığı doktoru ile mücadele ederek yenebileceğini anlaması gerekir. Sivilcenin tekrar yaşanma ihtimalini azaltan en etkili ilaç isotretinoindir. Sivilcenin tekrarı engellemek amacı ile belli bir dozda ve sürede kullanılmalıdır. Tüm bunlara rağmen hastalığın tekrar etme oranı %30-40 civarındadır.

Akne nasıl ve neden oluşur?

Yağ kanalları folikül olarak bilinen kıl içeren kanallarla ile bağlantılıdır. Yağ bezleri sebum olarak ifade edilen yağlı bir madde üretir ve deri yüzeyine açılan kıl folikülleri aracılığıyla dışarıya atılır.

Kıl foliküllerinin ağızları por olarak adlandırılmaktadır. Sebum yani yağ, kıl folikül kanalındaki hücrelerin dökülmesi ile birlikte kanalda yapışkan bir maddeye dönüşür. Böylece poru tıkayarak, bakterilerin folikülde ki yağ ve hücrelerle beslenerek çoğalmasına neden olur. Daha sonra bu bakteriler kimyasal maddeler salgılayarak bu alanda reaksiyon yaratırlar ve bu etkiyle folikül duvarı parçalanır. Bunun sonucunda da bakteriler hücrelerin ve deri içerisine yayılmasına, kızarıklık şişme ve iltihap akıntısına sebep olur. Kısacası sivilce, foliküler kanalda tıkanmaya bağlı olarak yağ dokusunun birikmesi ile ortaya çıkan bir cilt hastalığıdır.

  • Hormonal dengesizlik
  • Aşırı yağlı deri yapısı
  • Stres
  • Kalıtsal yatkınlık
  • Kullanılan bazı ilaçlar
  • Yüze yoğun olarak sürülen kapatıcı veya kremler
  • Kadınlarda OHSS polikistik over sendromu; saç dökülmesi, tüylenme de artışı ile birlikte aknenin görüldüğü hormon bozuklukları nedeniyle yaşanabilir.

Tüm bu faktörler sonucunda derinin temel olarak 4 mekanizmasını harekete geçirerek sivilce lezyonların ortaya çıkmasına neden olur:

  • Sebase bezlerin fazla yağ üretimi: Burada temel neden hormonal dengesizliğin yaşanmasıdır. Testosteron hormonu dönüşerek, dihidrotestosteron hormonunu uyarır ve bunun sonucunda da yağ bezlerinin aşırı yağ üretmesini yol açar. Hormonların yanı sıra stres faktörü ile birlikte substans P adlı bir maddenin salınımı sonucunda da yağ bezlerinin daha fazla yağ üretmesine neden olur. Tüm bu faktörler ile yüksek kolesterol ve serbest yağ asidi miktarı da, yağ bezlerini uyararak, akne problemlerin yaşanmasına neden olur.
  • Kıl foliküllerin de tıkanma: Yaşanan hormonal dengesizlik ile kıl folikül yapısı bozularak tıkanır. Buna bağlı olarak da beyaz (kapalı) ve siyah (açık) noktalar (komedonlar) meydana gelmektedir.
  • Propionibacterium acnes çoğalması: Propioniumbacterium acnes adındaki bir bakterinin çoğalması ile deride inflamasyon denilen bir reaksiyon oluşmakta ve buna bağlı olarak da akne lezyonları artış göstermektedir.
  • İnflamasyon: İnflamasyon sadece aknenin çıktığı bölge de değil, tüm deride oluşur. Bu nedenle akne tedavilerinde kullanılan kremlerin sadece sivilcenin üzerine değil tüm yüze sürülmesi gerekir.

Akne de genel lezyonlar nelerdir?

Akne tedavilerine başlamadan önce aknenin tipik özelliklerine göre sınıflandırılması yapılır. Bu sayede hangi tedavinin başarılı olacağı saptanabilmektedir.

  • Püstüller (iltihaplı sarı kabartılar)
  • Nodüller (ağrılı, sert büyük kabartılar)
  • Papüller ( kırmızı kabartılar)
  • Skarlar (akne izleri).
  • Kistler ( içi dolu yumuşak kabartılar)
  • Beyaz ve siyah noktalar ( kapalı ve açık komedonlar)

Sivilce ( akne) çeşitleri nelerdir?

Yukarıdaki tipik özelliklerden yola çıkılarak aknenin tipi belirlenir. Akne tipleri:

  • Komedonal akne: Açık ve kapalı komedonlar genellikle yüzde ve burun kenarlarında yoğun olarak görülmektedir. Özellikle ergenlik çağında ve çok yağlı deriye sahip olan kişilerde daha sık karşılaşılır.
  • İnflamatuar akne: Papül, püstül ve daha az oranda komedonlar yer alır.
  • Nodülokistik akne: Komedonlar, papül ve püstüller ile birlikte nodüller vardır. Bu tip aknelerde iz kalma riski vardır.

sivilce tedavisi (3)

Akne lezyonlarına krem tedavisi

Tedavi amacı ile verilen bu kremler, sadece sivilce üzerine değil tüm yüze uygulanmalıdır. Genellikle tedavi amaçlı kullanılan kremler deride kuruluğa ve tahrişe neden olabilir. Bu sebeple ilk günlerde krem deride daha kısa süre tutulma, ilerleyen günlerde giderek uzatılmalıdır. Genellikle tedavi amacıyla kullanılan kremlerin içeriği aşağıdaki gibidir:

  • Retinoik asit içeren kremler: Özellikle siyah ve beyaz nokta tedavisinde oldukça etkilidir.
  • Benzoil peroksit içeren kremler: Siyah ve beyaz noktalar ile birlikte kırmızı kabarık lezyonlarda da etkili olarak kullanılmaktadır.
  • Antibiyotik içeren kremler: Özellikle sarı iltihaplı kabarıklıklarda etkili olarak kullanılır.
  • Azelaik asit içeren kremler: Siyah, beyaz nokta ve kırmızı komedonlar da etkilidir.
  • Karma tedavi: Birkaç krem ile birlikte tedavi yapılmaktadır.

Sivilce tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler

  • Özellikle kuruyemiş, yağlı yiyecekler ve gazlı içecekler gibi besinlerin, akneyi arttırdığı yönünde bilimsel olarak kanıtlanmış araştırmalar vardır. Eğer tedavi gören kişilerin bu besinleri tüketmesi ile birlikte akne problemlerinin artışı söz konusu ise, bu besinlerden uzak durması önerilmektedir.
  • Yüz hijyenine özen gösterilmesi gerekir. Cilt ürünlerin yağ bazlı olmamasına ve günde ikiden fazla yıkanmamasına dikkat edilmesi gerekir.
  • Siyah noktalar sıkılmamalıdır. Bilinçsizce sıkılan bu noktalar daha sonra kırmızı kabarık bir akneye dönüşebilir. Fakat uzman ve eğitimli biri tarafından cilt bakımı yaptırılabilir.
  • Aşırı ve yoğun makyaj ürünlerinin kullanılması, cildin gözeneklerini kapatarak akne lezyonlarının daha fazla çoğalmasına neden olabilir. Bu nedenle aşırı makyajdan kaçınmalı ve su bazlı ürünler tercih edilmelidir.
  • Sivilce tedavisi uzun süren ve sabır isteyen bir süreçtir. Kişiye ve akne tipine göre tedavi ortalama üç ila altı ay arasında değişmektedir. Bu sürenin sonunda cilt iyileşse bile düzenli olarak bakımının yapılması gerekir.
  • Şiddetli tahrişlerde tedaviyi bırakarak doktorunuzla görüşmelisiniz.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Gizlilik İlkesi